AHLAK YASASININ EVRENSEL DİNLERE GÖRE TEMELLENDİRİLMESİ KONU ÖZETİ-DERS NOTU


Reklam

 
Hemen her dinin ahlak yasası vardır. Yahudilik, Hristiyanlık ve İslamiyet gibi tek
tanrılı dinlerde ahlak yasasının kaynağ Tanrı'dır. Tanrı, İnancı belirlemekle kalmaz,
ahlaki kuralları da belirler. O, insanların uymaları gereken ahlak yasalarını "vahiy"
yoluyla bildirmiştir. Bazı şeyleri yap ya da bazı şeyleri yapma diye buyurur. Örneğin;
insan öldürme, zina yapma, yalan söyleme, insanları sev vb. gibi buyruklar ahlaki
buyruklardır.
Tek tanrılı dinlere göre insanı da yaratan Tanrı, en mükemmel varlık olduğu için en
yüksek iyidir. Tanrının buyurduğu her şey iyidir. İnsanın yapması gereken şey Tanrının
buyruklarını olduğu gibi uygulamaktır. İnsan ancak ahlaklı bir yaşam sürerse ölümden
sonraki dünyaya kavuşabilir. Dinlerin ortaya koydukları ahlak, bireyin özgür iradesine
dayalı değildir. Bu ahlak, Tanrısal yargılara dayanan normatif (kuralcı) ahlaktır.
Tasavvuf Düşüncesinde evrensel Ahlak Yasasının Temellendirilmesi
Tasavvuf anlayışına göre Tanrı "ezelden beri var olan" anlamında kadim, evren ise
"sonradan meydana gelen" anlamında hadis'tir. Böylelikle her şeyin yaratıcısı Tanrı
olduğundan varlığn bütünlüğünden söz edilmesi gerekir. Bu görüş sonucunda vahdeti
vücut (varlığn birliği) düşüncesine ulaşılmıştır. Buna göre, evrendeki varlıkların her
biri tanrının görünümleri olduğundan insan onların bilgisine, dolayısıyla Tanrının bilgi-
sine, ancak ve ancak kendi içine dönerek ulaşabilir. Kısaca tasavvuf, insanın sezgi ve
aşk yoluyla Tanrıya ulaşabileceğini, onunla bütünleşebileceğini savunan bir öğretidir.
Tasavvufta Tanrıya ulaşmanın yolu, akıl değil gönüldür. Tanrıya sevgiyle varılır. İslam
dininde tasavvufun kaynağ, kuranı kerim, peygamberin eylem ve sözleri ya da geniş
kapsamıyla sünnettir.
Tasavvuf anlayışına göre, Tanrı varlık alemini kendi özüne duyduğu aşktan dolayı
oluşturmuştur. Tanrının, "Ben gizli bir hazineyim, istedim ki bilineyim". Sözü, onun
dünyada varlıklaşmasının nedeni kabul edilir. Tanrı'ya korkuyla ya da çıkar duygusuy-
la değil, sevgi, aşk ve coşkuyla ulaşılabileceği savunulur. Bu da ancak, nefse egemen
olma, dünya zenginliklerinden uzak durma, Tanrıya yönelme ve tam bir inanç içinde
tanrıyla bütünleşme ile mümkün olur.
Şimdi, Mevlana Celalettin Rumi (1207-1273), Yunus Emre (1240-1327) ve Hacı Bektaş
Veli (1210-1270)gibi ünlü mutasavvıfların evrensel ahlak yasasını nasıl temellendirdiklerini
görelim.
 
Mevlana
Mevlana Celalettin Rumi Farsça yazdığ, yaklaşık 26 bin beyitten oluşan
"Mesnevi" adlı eseriyle Türk kültürüne önemli katkılarda bulunmuş mutasavvıflardan
biridir. Mevlana öncelikle şu iki soruya yanıt aramıştır. Bunlardan biri, "Neden ve nasıl
oluyor da bu evren vardır?" Diğeri "İnsanın bu evrendeki yeri ve değeri nedir?
Mevlana birinci soruyu vahdetivücut (varlığn birliği) anlayışı ile açıklamıştır. Ona
göre gerçek ve mutlak varlık sadece Tanrıdır. Tanrı evrenin özü, öteki canlı ve cansız
varlıklar da onun belirtileridir. Evren ise, Tanrının kudret ve büyüklüğünün belirdiği ve
sadece onun için yaratılmış olan ve varlık sebebini kendinde değil Tanrıda bulan bir
görüntüler sahasıdır. Başka bir anlatımla, evrenin varlık nedeni, Tanrının "gizli bir
hazine" olmaktan çıkıp bilinmeyi istemesi, iyilik ve yüceliğini göstermeyi istemesidir.
Bütün yaratılmışlar içinde öyle biri vardır ki o, kendisine ilahi ruh üflenmiş olan
insandır. Yalnızca insan, varlığn özünü, mutlak güzellik ve iyilik olan Tanrıyı sezebilir.
Tanrı onu kendi mutlak kudretini bilecek ve sevecek ölçüde yaratmıştır. Ancak birtakım
dünyevi zevkler bu sezgiye ulaşmayı engeller. Mevlana'ya göre, gelip geçici dünyevi
zevkleri yenmenin ve tanrıyla bütünleşmenin yolu "aşk"tır. Aşk yaratılmış olan her
varlığn Tanrı adına sevilmesidir. O halde, evrensel ahlak yasasının temeli aşk yani
sevgidir. Bu sevgi ve aşk, davranışlarında uyacağ ahlak yasasını gösterir. Örneğin;
"Yaratılmış her varlığ sevmek iyi, sevmemek kötüdür." bir ahlak yasasıdır.
Yunus Emre
Yunus Emre felsefesini Kuran'a dayandırır. Ona göre, gerçek varlık (Hakk)
Tanrıdır. Evren ise bir görüntüler alanı, bir hayaldir. Doğru bilgi (hakikat) Tanrı'yı
tanımaktır. Tanrıyı tanımanın tek yolu ise sevgidir, aşktır. Yüce değer, Tanrıya
yönelmektir.
Yunus'a göre de bu dünyadaki her şey Tanrının kendisindeki sevgi yüzünden
varlığa getirilmiştir. Yani her şey, Tanrıdan dolayı var olmuş, Tanrıdan dolayı güzel,
uyumlu ve düzenlidir. Ona göre gerçek bilgi Tanrıyı bilmektir. Tanrıyı bilmenin ve
tanımanın yolu aşktır, sevgidir.
Yunus Emre'ye göre insan, beden ve ruhtan meydana gelmiştir. İnsanı insan yapan
"öz" onun ruhudur. Ruh, yüce değerlerin ve asıl varlığn çıkmış olduğu köktür. Ruhun
özü ise gönüldür. Gönül'ün özü ise sevgidir. Gönül, Tanrı'nın evidir. O halde insanları
insan yapan şey, gönül sahibi olmalarıdır. Tanrıyı ve birbirlerini sevmekte
birleşmeleridir. Ona göre, Tanrının yarattıklarını sevmeyen, onların haklarına saygı
göstermeyen Tanrı'ya ulaşamaz. Gerçek ve yüce değer iyilik yapmaktır. Anlaşılacağ
üzere Yunus Emre'nin ahlak yasası anlayışı tıpkı Mevlana da olduğu gibi:"Yaratılmış
her varlığ sevmek iyi, sevmemek kötüdür". "Yüce değer iyilik yapmaktır."
Hacı Bektaş Veli
Hacı Bektaş'ın temel felsefi görüşü vahdetivücuttur. Var olan her şey Tanrıdan
çıkmıştır. Bu yaradılış Tanrının sevgisinin sonucudur.
Hacı Bektaş'a göre insan, varlığn birliğine ya da Tanrıya üç aşamadan geçerek
ulaşabilir. Birinci aşamada, insan tüm varlıkları, gördüğü her şeyi, Tanrı ile açıklar.
İkinci aşamada insan, çevresinde gördüğü değişik nesnelerin aynı kökten geldiğini
düşünür ancak bu aşamada maddesel evrenle, manevi olan evren ayrımı devam etmek-
tedir. Üçüncü aşamada insan, varlığn birliği anlayışına ulaşır, sonunda kendisinin de
Tanrının bir görünüşü olduğunu anlar. Böylelikle, evreni tanır, nefsini arındırır ve
Tanrıya ulaşır. Bu aşamalardan geçen insan kamil (olgun) insandır. Kamil insan, Hakk
(yaratan) ile halkı (yaratılanı) bir ve aynı şeyler olarak görür. Hacı Bektaş Veli bu
birliğe, "Aynü'l cem" (yaratanla yaratılanın aynı görme) adını verir.
Hacı Bektaş Veli, ahlak yasasını, Tanrı ve insan sevgisiyle temellendirir. O, bu
çerçevede insanların eşitliğini ve kardeşliğini savunur, iyilik, sevgi, çalışkanlık ve
dürüstlüğü ahlaki değer olarak benimsemiştir.



Reklam


Ekleyen: korhan | Okunma Sayısı: 1881


Bu Kategoride En Çok Okunanlar
  • SİYASET-SOSYOLOJİ İLİŞKİSİ KONU ÖZETİ-DERS NOTU
  • BİLGİ KURAMI KONU ÖZETİ-DERS NOTU
  • MANTIK KONU ÖZETLERİ-TANIM NEDİR DERS NOTU
  • BİREY VE DEVLET İLİŞKİSİ KONU ÖZETİ-DERS NOTU
  • MANTIK KONU ÖZETLERİ- AKIL İLKELERİ (MANTIK İLKELERİ) DERS NOTU
  • DİN FELSEFESİNİN KONUSU KONU ÖZETİ
  • BİLİME FARKLI YAKLAŞIMLAR KONU ÖZETİ-DERS NOTU
  • MANTIK KONU ÖZETLERİ-ÖNERME DERS NOTU
  • TOPLUMSAL SAPMA KONU ÖZETİ-DERS NOTU
  • MANTIK KONU ÖZETLERİ-KIYAS (TASIM) DERS NOTU
  • TOPLUMSAL GRUPLAR KONU ÖZETİ-DERS NOTU
  • ESTETİĞİN TEMEL KAVRAMLARI KONU ÖZETİ-DERS NOTU
  • YGS-LYS SEMBOLİK MANTIK KONU ÖZETİ-DERS NOTLARI
  • DİN-SOSYOLOJİ İLİŞKİSİ KONU ÖZETİ-DERS NOTU
  • YGS-LYS PSİKOLOJİ ÖĞRENME KONU ÖZETİ-DERS NOTLARI
  • BİLİNCİN DEĞİŞİK BİÇİMLERİ KONU ÖZETLERİ-DERS NOTU
  • AHLAK YASASININ EVRENSEL DİNLERE GÖRE TEMELLENDİRİLMESİ KONU ÖZETİ-DERS NOTU
  • KARMAŞA - DÜZEN - ÜTOPYA KONU ÖZETİ-DERS NOTU
  • VARLIK FELSEFESİNİN KONUSU KONU ÖZETİ-DERS NOTU
  • METAFİZİK - ONTOLOJİ İLİŞKİSİ KONU ÖZETİ-DERS NOTU
  • EVRENSEL AHLAK YASASININ VARLIĞNI KABUL EDENLER KONU ÖZETİ-DERS NOTU
  • MANTIK KONU ÖZETLERİ-KLÂSİK MANTIK DERS NOTU
  • EKONOMİ-SOSYOLOJİ İLİŞKİSİ KONU ÖZETİ-DERS NOTU
  • MANTIK KONU ÖZETLERİ- MANTIĞIN TARiHÇESi DERS NOTU
  • YGS-LYS SOSYOLOJİ TOPLUMSAL KURUMLAR KONU ÖZETİ-DERS NOTLARI
  •